Bu yapının konumu
Zehî hoş tarh-ı şâdırvân-ı dilcû safâ-güster
Ki ayn-ı selsebîl-i sahn-ı Cennet dense erzânî
—
Bu güzel avlunun gönül süsleyen, ferahlık veren şadırvanı ne güzel oldu
Ki Cennet sebillerinden bir pınardır dense yeri vardır
Göreydi havz-ı berrâkinde bu âb-ı revân-bahşı
Sikender arzû etmezdi hergiz âb-ı hayvânı
—
Berrak havuzundaki bu tertemiz suyunu görseydi eğer
Hızır/İskender hayat suyunu aramaya hiç çıkmazdı
Hezâr nağme-senc eyler hevâsı mürg-i tasvîri
Verir hüsn-i binâ-yı dilnişîni zevk-i rûhânî
—
Sebilinin zarif sesi binbir nağme ile şırıldar
Binasının ince işçiliği ise bakanlara rûhânî bir zevk verir
Bakılsa bir içim sudur letâfetle bu şâdırvân
Ne şîrîn-kâm eder her dem zülâli neşve-cûyânı
—
Bir içim su gibi zarif ve latif yapılan bu şadırvanın
Her dem zevk ve neşeyle akan suları ne güzellikler saçar
Güzel buldu suyun mecrâ-yı ayn-ı mekremet hakkâ
Olunca böyle olsun hayr-i cârî feyz-i rabbânî
—
Bu su, kerem pınarından [Valide Sultan] çıkarak mecrâsını ne güzel buldu
Bir hayır eseri olunca böyle olmalı ki rabbânî feyzleri akıtsın
Su gibi ezber etsün Tâ’ibâ şâd-âb olup âlem
Du‘â-yı Vâlide Sultân-ı âlî-kadr-i zîşânı
—
Ey Tâib! Âlem, bu şadırvandan suya kansın da
Kadri yüce Valide Sultan’a her daim bol bol dua kılsınlar
Hemîşe mevrid-i hayr ede Hakk zât-ı hümâyûnun
Dolandıkca cihânda cûlar etrâf-ı gülistânı
—
Şu cihanın akarsuları bahçeler içinde dolandıkça [kıyamete kadar]
Hakk teala Valide Sultan’ı hayır kaynağı kılsın, amel defteri hiç kapanmasın
Dedim icrâ edince bir dem-i hurremde târîhin:
“Zehî zîbende şâdırvân-ı mülk-ârâ-yı sultânî”
—
Sevinçli bir günde bu güzel suyun akışının tarihini şöyle söyledim:
“Sultân’ın mülkünü süsleyen bu müzeyyen şadırvan ne hoş oldu!”
1123 [m. 1711]