Harita

Kitabeler Haritası

20 Eylül 2026 Pazar

Hattat Mustafa Râkım Efendi Türbe Kitabesi






Rahimehullâhu te‘âlâ


Sâbıkan Sadr-ı Anadolu ve Hâzinü Kelâmi’r-Rabbânî Hattât Mustafâ Râkım Efendi Rûhiçün Fâtiha


1241 [1826]

2 Eylül 2026 Çarşamba

Sultan II.Murad Türbe Kitabesi

 






بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ الْحَمْدُ لِلّهِ الْمُتَوَحِّدِ بِالْبَقَاءِ الْمُنَزَّهِ عَنِ الزَّوَالِ وَالْفَيْضَا وَعَلٰى مَنْ أَرْسَلَهُ بِالْحَنِيفِيَّةِ وَالْبَيْضَا وَآلِهِ وَأَصْحَابِهِ الْكِرَامِ أَمَّا بَعْدُ فَقَدِ انْتَقَلَ مِنْ دَارِ الْفَنَاءِ وَالْغُرُورِ إِلٰى دَارِ الْبَقَاءِ وَالسُّرُورِ / وَمِنْ مَنْزِلِ الْعَنَاءِ وَالتَّرَحِ إِلٰى مَحْفِلِ الْغِنٰى وَالْفَرَحِ سُلْطَانُ سَلَاطِينِ الدَّهْرِ مَالِكُ مَمَالِكِ الْبَرِّ وَالْبَحْرِ سُلْطَانُ الْغُزَاةِ وَالْمُجَاهِدِينَ مَلْجَأُ الضُّعَفَاءِ وَالْمَسَاكِينِ فَخْرُ السَّلَاطِينِ آلِ عُثْمَانَ الْمَخْصُوصُ بِعِنَايَةِ الْمَلِكِ الْمَنَّانِ السُّلْطَانُ بْنُ السُّلْطَانِ السُّلْطَانُ مُرَادُ بْنُ السُّلْطَانِ مُحَمَّدٍ بْنُ السُّلْطَانِ بَايَزِيد خَانْ بَوَّأَهُ اللهُ تَعَالٰى إِلٰى غُرَفِ الْجِنَانِ وَأَفَاضَ عَلَيْهِ شَآبِيبَ الْغُفْرَانِ ضُحْوَةَ أَرْبعًا غُرَّةَ الْمُحَرَّمِ الْحَرَامِ سَنَةَ خَمْسٍ وَخَمْسِينَ وَثَمَانِمِائَةٍ




Bismillahirrahmanirrahim. Hamd; bekâ ile tek ve benzersiz olan, yok olmaktan ve zevâlden münezzeh bulunan Allah’a mahsustur. Allah’ın, kendisini hanîf ve apaçık din ile gönderdiği Peygamber’e, onun âline ve kerem sahibi eshâbına salât ve selâm olsun.  O, fânilik ve aldanış yurdundan bekâ ve sürûr yurduna, sıkıntı ve keder konağından zenginlik ve sevinç meclisine intikal etti. O, zamanın sultanlarının sultanı, karanın ve denizin hükümdarı, gazilerin ve mücahitlerin sultanı, zayıfların ve yoksulların sığınağı, Âl-i Osman sultanlarının iftihârı, Melik-i Mennân’ın hususî inâyetine mazhar olan sultan oğlu sultan, Sultan Bayezid oğlu Sultan Mehmed oğlu Sultan [II.] Murâd Hân’dır. Allahü Teâlâ onu cennetlerin yüce köşklerine yerleştirsin ve üzerine mağfiret yağmurlarını bol bol yağdırsın. Onun vefatı, 855 yılı Muharrem ayının ilk günü, çarşamba günü kuşluk vaktinde gerçekleşti [3 Şubat 1451].

1 Eylül 2026 Salı

Emir Ahmed Buhari Türbe Kitabesi

 






Bârekallâh ne makâm-ı âlî
Rif‘at ü kadr ile arş-ı a‘zam

Maşallah, ne yüce bir makamdır
Yücelik ve itibarıyla yüce arşı andırmaktadır



Ravza-i Cennet-i Rûhânîdir
Meşhed-i Akdes-i Mîr-i Ekrem

Burası ruhânî bir Cennet bahçesidir
Emîr Buhârî Hazretleri’nin mukaddes türbesidir



Kevser-i feyz ü tecellâ gülzâr
Nûr-i … buna her şeb şebnem

Feyiz ve ilâhî tecellilerin Kevser’i gibi bir gül bahçesidir
Nurlar da her gece onun üzerine çiğ taneleri gibi iner



Dü-cihân kâmı bu bâğın semeri
Hâsılı Aşk-ı Hudâdır her dem

Bu bahçenin meyvesi iki cihan saadetidir
Onun asıl mahsulü ise her zaman Allah sevgisidir



Bu Behişt-i İrem’e olmuşlar
Hazret-i Mîr-i Buhârî Âdem

Bu İrem cennetini andıran yere Hazret-i EMîr-i Buhârî gelmiştir
Buranın ilk sakini ve kurucusu olmuştur



Şems-i rahşân-ı Buhârâ hâver
Rûm’a feyz seher ü subh dembedem

Buhara ufkunun parlak güneşi,
Rum diyarına her seher ve sabah vakti feyiz saçar



Mîr-i Serasker-i Merdân-ı Hudâ
Ceyş-i Ehlullâh’a Serdâr-ı Ekrem

Allah erlerinin başkumandanı olan büyük önderdir
Allah dostlarının ordusunun serdâr-ı ekremidir



Bir velîdir ki sözü indallâh
Oldu makbûl özü gibi her dem

Öyle bir velidir ki sözü Allah katında daima makbuldür
Çünkü özü de her zaman temiz ve makbuldür



Hangi meşhedde bu hâlet-i meşhûd
Hall ola nice umûr-i mübhem

Hangi türbe ve ziyaretgâhta bu hâl vardır?
Nice kapalı ve müşkül işler burada çözüme kavuşur



Yanıp ihrâkda bulmuşdu fenâ
Hikmet-i mahzdır Allâhu a‘lem

Bir yangında yanarak fenâ buldu
Bunda da bir hikmet vardır Allah en iyi bilir



Dil-i âşık sûzişle meğer
Ola tâ böyle Behişt-i Hürrem

Âşığın gönlü de ancak aşk ateşiyle yanıp tutuşursa,
O vakit neşe ve huzur dolu böyle bir cennet bahçesi hâline gelir



Şâh-ı Şâhân-ı Selâtîn-i Cihân
Mâlik-i Mülk-i Mülûk-i A‘zam

Cihan sultanlarının sultanı olan hükümdardır
En büyük hükümdarların ülkelerinin gerçek sahibidir



Hazret-i Abd-i Hamîd-i Âdil
Âleme Zıll-i İlâhi’l-Âlem

Adalet sahibi Sultan Abdülhamid Hazretleri’dir
Âlem üzerine Allah’ın yeryüzündeki gölgesi olmuştur



Bendesi Dârüssa‘âde Ağası
Cevher Ağa-yı mukarrib-i mahrem

Onun kulu olan Dârüssaâde Ağası
Mahrem ve yakınlarından olan Cevher Ağa



Oldu tevfîk-i Hudâ’ya mazhar
Oldu bu hayr-ı celîle mülhem

Allah’ın tevfikine mazhar oldu
Bu büyük hayır eserini ilham ile meydana getirdi



Kıldı bu dergehi te’sîs ü binâ
Sarf-ı makdûr edip ol kân-ı kerem

Bu dergâhı kurup inşa etti
O kerem kaynağı bunun için bütün imkânını harcadı



Dergeh-i Hazret-i Mîr’i ihyâ
Ka‘be yapmak gibidir yok şübhem

Hazret-i Emîr’in dergâhını ihya etmek
Şüphesiz Kâbe tamiri gibi kıymetli bir iştir



Hizmeti böyle veliyyullâhın
Devlet-i her dü-cihândan a‘zam

Böyle bir Allah dostuna hizmet etmek
İki cihan nimetlerinden daha büyüktür



Himmeti hâzır ola denmek bes
Sâhibü’l-hayra du‘â-yı vâfî hem

“O Hazretin himmeti hazır olsun” demek
O hayır sahibine de tam ve gönülden bir dua olarak yeter



Dergeh-i Mîr gedâsı Neş’et
Oldu bu mısra‘a gûyâ mülhem

Emîr Buharî Hazretleri’nin dergâhının fakîri Neş’et de
Bu tamirin tarihini şu mısra ile söylemeye sanki ilham olunmuştur



Düşdü bu tam mücevher târîh:
“Kıble-i Hâcet-i Halk-ı Âlem”

Şu ibare cevher tarih ile düştü:
“Âlem halkının ihtiyaçlarını yönelttiği kıble”



1197 [1783]