Harita

Kitabeler Haritası

4 Ağustos 2026 Salı

Sur Dua Kitabesi

 





Χριστὲ ὦ Θεός, ἀτάραχον καὶ ἀπολέμιτον φύλα[ττε]

τὴν πόλιν σου, νήκας δορούμενος τῦς βασιλεῦσιν ἡμõν



Ey Rabbimiz İsa Mesîh! Şehrini sarsıntıdan ve savaşlardan muhafaza eyle. İmparatorlarımıza zaferler ihsan eyle!

2 Ağustos 2026 Pazar

Sokollu Mehmed Paşa Türbe Kitabesi

 





Şeh Selîm’e vezîr-i a‘zam olan
Ya’nî hem-nâm-ı mefhar-i dü-cihân

Sultan [II.] Selim’e sadrazam olan zattır
Yani iki cihanın övüncüyle aynı adı taşıyandır



Eyleyüp hâtır-ı şerîfe hutûr
Âyet-i küllü men aleyhâ fân

Mübarek gönlüne şu ayetin hakikati geldi:
“Yeryüzünde bulunan herkes fanidir”



Kıldı bünyâd o hazret-i paşa
Bir makâm-ı şerîf-i âlîşân

O paşa hazretleri böyle yüce bir makam inşa etti
Şeref ve ihtişam sahibi bir eser meydana getirdi



Merkad-i pâki oldu evlâdın
Hûr u gılmâna ravza-ı rıdvân

Burası kendisi ve nesli için bir türbe olarak yapıldı
Hûriler ve gılmanlarla beraber Rıdvân cennetine dönüştü



Dedi bu dâr-ı Cennet-âsâya
İki târîh eden Nihâdî hemân:

Nihâdî bu cennet gibi mekân için
İki mısraı da tarihini veren bir beyt söyledi



“Bes makâm-ı latîf cây-ı şerîf”
“Türbe-i pâk-i dâr-i ehl-i cinân”

“Ne hoş ve latif bir makam, ne mübarek bir mekândır”
“Cennet ehlinin tertemiz yurdu olan mübarek türbedir”



972 [1564/65]

Sinan Paşa Camii Kitabesi


 



بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ / سُبْحَانَ اللهِ وَالْحَمْدُ لِلهِ وَلَا إِلٰهَ إِلَّا اللهُ وَاللهُ أَكْبَرُ وَلَا حَوْلَ / وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ بَنَى هٰذَا الْجَامِعَ الشَّرِيفَ الْمَرْحُومُ سِنَان پَاشَا فِي شَهْرِ مُحَرَّمِ الْحَرَامِ سَنَةَ سِتِّينَ وَثَلَاثٍ وَتِسْعِمِائَةٍ

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Allah bütün noksan sıfatlardan münezzehtir, bütün hamdler ona mahsustur. Allah’tan başka ilah yoktur, Allah en büyüktür. Azamet sahibi Yüce Allah’tan başkasında güç kuvvet ve kudret yoktur.

Bu şerefli cami, merhum Sinan Paşa tarafaından 963 senesinin Muharrem-i Harâm ayında yaptırılmıştır. [1555/56]

Pertev Paşa Türbe Kitabesi

 




Yapdı evvel türbesini eyledi âhir sefer
Pertev-i Nûr-i Hüdâ Paşa-yı Firdevs-Âşiyân

Hayattayken kendi türbesini burada yaptırdı
Sonra Firdevs yurdunda yerini almak üzere bu dünyadan göçtü gitti



Küllü Şey’in Hâlikün sırrından aldı çün haber
Terk edip dünyâ evini cân gibi oldu revân

“Her şey helâk olucudur” ayetinin sırrına vâkıf olunca
Dünya evini terk edip öte âleme can attı



Iyş ü nûş eden fenâ bezminde kıldı âkıbet
Câm-ı mevti Sâkî-i Devrân elinden nûş-i cân

Fânî dünyanın  meclislerinde o da yaşarken nihayet
Ölüm kadehini kader sâkîsinin elinden içti



Âh kim dest-i ecelden kimse hiç kurtulmadı
Ger emîr-i tâcdâr u ger vezîr-i kâmrân

Ne yazık ki ecelin elinden hiç kimse kurtulamadı
İster taç sahibi bir hükümdar olsun ister yüce bir vezir



Kıldı yevmü’l-erbaada rıhlet-i dâri’l-bekâ
Gurre-i Mâh-ı Cemâdi’l-Âhir olmuşdu ayân

Çarşamba günü bekâ yurduna göç etti
Cemâziyelâhir ayının ilk günü idi



Rûhiçün Fâtiha okun Nihâdî okuyup
Dedi târîh: “Ede Hakk rahmet ola Me’vâ-yı Cinân”

Nihâdî, ruhu için Fâtiha okuyup şu tarihi söyledi:
“Allah ona rahmet etsin, varacağı yer cennet yurdu olsun.”



980 [1572]

Küçük Emir Efendi Mezar Kitabesi

 




هٰذَا قَبْرُ الْعَالِمِ الْعَامِلِ الْفَاضِلِ الْكَامِلِ الْحَسِيبِ النَّسِيبِ السَّيِّدِ إِبْرَاهِيمَ الْمَشْهُورِ بِكُوجُكْ أَمِيرْ أَفَنْدِي، كَانَ وَالِدُهُ مُتَوَطِّنًا فِي آمَاسِيَه وَكَانَ مِنْ أَوْلِيَاءِ اللَّهِ الْكِبَارِ وَصَاحِبِ الْكَرَامَاتِ السَّنِيَّةِ


تُوُفِّيَ سَنَةَ ٩٣٥



İşte âlim, fazilet sahibi, olgun, soylu ve nesebi temiz olan, Küçük Emir Efendi diye meşhur Seyyid İbrahim Efendi Hazretleri’nin kabri burasıdır. Babası Amasya’da ikamet etmekteydi. Kendisi Allah’ büyük velilerinden ve yüce kerametler sahibi kimselerdendi.

Hicrî 935 yılında [1528/29] vefat etti.

Eyüp Sultan Türbe Kitabeleri

 



أَكْرِمْ أَبَا أَيُّوبَ خَالِدًا
يَا رَبِّ فِي جَنَّاتِ خُلْدِكَ خَالِدًا


هُوَ صَاحِبٌ لِنَبِيِّنَا وَمُصَاحِبٌ
كَمْ مِنْ حَدِيثٍ يُرْوٰى عَنْهُ مُسْنَدًا


هُوَ مِنْ بَنِي أَخْوَالِ عَبْدِالْمُطَّلِبِ
لِنَبِيِّنَا مَنْ كَانَ جَدًّا ذَا أَجَدًا


شَرَّفَ اللهُ قَدْرَهُ فَأَنَاخَ فِي
مَأْوَاهُ رَاحِلَةَ الرَّسُولِ الْمُقْتَدٰى


آوَى النَّبِيَّ الْمُصْطَفٰى مُتَبَوِّئًا
لِلدَّارِ وَالْإِيمَانِ فِي هَدَى الْهُدٰى


هُوَ كَانَ حَيْثُ مِنَ الْإِضَافَةِ سَابِقًا
مِنْ سَادَةٍ نَصَرُوا النَّبِيَّ مُحَمَّدًا


نِعْمَ الْإِضَافَةُ وَالضِّيَافَةُ حَبَّذَا
ضَيْفٌ كَرِيمُ الْخُلْقِ فَيَّاضُ النَّدٰى


فَأَقَامَ بِالْبَرَكَاتِ سَبْعَةَ أَشْهُرٍ
فِي دَارِهِ حَتّٰى أَتَمَّ الْمَسْجِدَا


بِاللَّيْلِ كَانَ يَطُوفُ حَوْلَ جَنَانِهِ
حِفْظًا لَهُ لِسِلَاحِهِ مُتَقَلِّدَا


فَدَعَا لَهُ فَخْرُ الْوَرٰى فَلِأَجْلِهِ
حَيًّا وَمَيِّتًا صِينَ مِنْ كَيْدِ الْعِدٰى


شَهِدَ الْمَشَاهِدَ جَاهِدًا وَمُجَاهِدًا
وَمُكَابِدًا بِحُرُوبِهِ مَا كَابَدَا


حَتّٰى أَتٰى بِصَلَابَةٍ وَمَهَابَةٍ
فِي آخِرِ الْغَزَوَاتِ هٰذَا الْمَشْهَدَا


قَدْ مَاتَ مَبْطُونًا غَرِيبًا غَازِيًا
فَغَدَا شَهِيدًا قَبْلَ أَنْ يَسْتَشْهَدَا


رَبِّ ارْضَ عَنْهُ وَأَرْضِهِ فِي أَرْضِهِ
وَابْعَثْهُ لِلْجِيرَانِ يَشْفَعُ قَاعِدًا


وَانْصُرْ بِهِ سُلْطَانَ عُثْمَانَ الَّذِي
آثَرْتَهُ بِالْمُلْكِ دَامَ مُؤَيَّدَا


وَارْحَمْ بِهِ سُلْطَانَ أَحْمَدَ وَالِدَهُ
وَاجْعَلْهُ فِي دَارِ السَّلَامِ مُخَلَّدَا


هُوَ حَامِلٌ لِلِوَاءِ أَشْرَفِ مُرْسَلٍ
يَا رَبِّ تَحْتَ لِوَائِهِ ابْعَثْ أَسْعَدَا


ثُمَّ الصَّلَاةُ عَلَى النَّبِيِّ وَآلِه

وَجَمِيعِ أَصْحَابٍ صَلَاةً سَرْمَدَا


-----


Yâ Rabbî sen, kulun Hâlid bin Zeyd Ebâ-Eyyûb el-Ensârî’ye
Huld cennetlerine onu dâhil ederek ikrâm eyle



O ki, peygamber efendimizin yakın arkadaşlarından ve kendisinden müsned olarak çokça hadîs-i şerîfin rivâyet edildiği pek kıymetli bir zâtdır.



O ki, peygamber efendimizin kıymetli cedd-i kerîmi Abdülmuttalib Hazretleri’nin dayı-oğullarındandır.



Allah onun kadrini kıymetini şereflendirsin ki, kendisine her işte uymamız gereken Resulullah’ın bineği onun evinin önünde çökmüştür.



O ki, Peygamberimiz Muhammed Mustafa Hazretlerini, îmân ve hidâyet yurdu olan hânesinde ağırladı.



Bu kıymetli yakınlığından ötürü O, Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam’a yardım eden ensâr-ı kirâmın önde gelenlerinden oldu.



Bu, ne güzel yakınlık ve ziyafettir ki O misafir ettiği kişi, ahlakı en güzel ve bol feyizler yağdıran bir zât-ı ekremdir.



Peygamberimiz aleyhisselâm, Ebâ Eyyûb’un hânesinde bereketleriyle beraber yedi ay konakladılar. Tâ ki Mescid-i Nebî’nin inşâsı tamamlanıncaya kadar.



Geceleri silahını kuşanarak, o serveri muhafaza etmek için onun etrafında dört dönerdi. (Efendimiz’in iştirak ettiği harblerde yakın korumalığını da yapmıştır)



Efendimiz aleyhisselam ona böylelikle vazîfe buyurmuşlardı, ölü ya da diri olmayı (sonunu) düşünmeden düşmanın tuzaklarından o serveri muhafaza buyurdu.



Pek çok gayretkeşlikle cihadlarda bulundu ve pek çok zorluklara göğüs gererek o Nebiyy-i Zîşân efendimizi canı pahasına harplerde müdafaa etti.



O ki, gazâlardaki bu yakın muhafızlığı ve gayretkeşliği ile cenk meydanında salâbet ve mehâbet kaynağı oldu.



Gazâ niyyetiyle geldiği bu topraklarda garîb olarak, daha şehîd olmayı arzu edecek bir muharebe dahi vuku bulamadan dizanteriden birkaç gün içinde şehîden vefat etti.



Yâ rabbi, ondan razı ol ve yattığı bu topraklarda da onu bizden razı et! O’nu dirilttiğin zaman da kabir komşularına (Tüm bu şehir halkına) onu şefaatçi eyle!



Yâ rabbi, mülkü ihsân ettiğin Sultan [II.] Osman Hân’a da bu zât hürmetine yardımlar eyle!



Ya rabbi, Sultan [II.] Osman Hân’ın babası olan Sultan [I.]Ahmed Han’a da bu zât hürmetine rahmet eyle ve onu sonsuz esenlik yurdunda meskûn eyle.



Yâ rabbi, kıyamet gününde hamd sancağını peygamberlerin en şereflisi olarak taşıyacak olan Nebiyy-i Zîşân efendimizin o kutlu sancağı altında bu Es‘ad’ı da haşr eyle!



Devamlı ve pek çok selamlar ve dualar Nebiyy-i Muhterem efendimizin ve ailesinin ve bütün eshabının üzerine olsun, âmîn!



[Şair: Şeyhülislam Esad Efendi]







Çü olup hâfız Sultân Ahmed
Tâli‘in sa‘d ede bahtın es‘ad

Tali‘i ve bahtı açık olsun, Sultan [I.]Ahmed Han burayı imar edip muhafaza etti


Sâl-i ömrün ede yüzden efzûn
Dil-i pâkin ede gamdan eb‘ad

Allah, onun ömrünü yüzden fazla, temiz gönlünü de kederden uzak eylesin


Türbe-i pâk-i Ebî-Eyyûbâ
Ki odur mevrid-i envâr-ı Samed

Ebî-Eyyûb Hazretlerinin, bu temiz türbesi ilâhî nurların fışkırdığı bir yerdir


O şeref-bahş-ı cihân buldu kim
Hâk-i pâkile safâ bu meşhed

O cihana şeref veren kutlu zatın temiz kabir topraği ile burası safâ buldu


O alemdâr-ı Resûl-i Ekrem
O sezâvâr-ı rızâ-yı bî-hadd

O, Resul-i Ekrem efendimizin gazalarda sancaktarı idi
O, Peygamber efendimizin nice tahsînlerine mazhar olmuş idi


Mefhar-i zümre-i Ensâr-ı Kirâm
Mevkıf-i Nâka-i Mahbûb-i Ehad

Ensar-i Kiram efendilerimizin içinde pek müstesna bir yeri vardı
Bir olan Allah’ın sevgilisinin devesi onun evinin önünde çöktü


Olan emr-i Hakk’la mihmânı
Muktedâ-yı Rusulullâh Ahmed

Tüm peygamberlerin kendisine uyduğu Ahmed peygamber
Hak teala’nın emri ile onun evinde misafir oldu


Erüp ol hazrete teslîm ü salât
Ola pür-nûr bu âlî-merkad

Buradan o yüce peygambere getirilen o salavatlar ile
Bu yüce makam baştan başa nurlara gark olmaktadır


Dâim ikramla edüp nazîrin
O Şehinşâh-ı Cihân’ı cedd ber cedd

Allah da bu türbenin ihya edicisi Sultan Ahmed Han’a
ve tüm dedelerine Ahiret’e ikramlarda bulunsun


İçini taşını etdi tezyîn
Oldu nev sanki o zîbâ künbed

Her yerini süsledi bezedi, sanki bu hoş türbe yeniden yapılmış gibi oldu


Eyledi hâne-i dînin âbâd
Cidd ü cehd edüp o Şâh-ı Emced

Böylece o yüce sultan, gayretler göstererek Ahiret yurdunu abad eyledi


Cümle hayrını Mevlâ bitüre
Çünkü hayr oldu o Şâh’a maksad

Bütün bu hayır işlerini Mevla Ahiret’te karşısına çıkarsın
Çünkü onun niyyeti hâlisâne hayır işlemek idi


Büyütüp eski du‘â penceresin
Açdı bir revzene k’olmaz münsedd

Eski dua penceresini büyütüp
Şimdi yeni bir pencere açtı ki bu Kıyamet’e kadar bir daha kapanmaz


Fazl-ı Hakk’la dâim ola meftûh
Oluna anda du‘â-yı bî-add

Hak teala’nın fazilet ve ihsanıyla daima açık olsun
Ve önünde nice dualar edilsin


Erüp ol dâver-i devre eseri
Bahtı fîrûz ola ömrü sermed

Bu hayrının karşılığı da o devrin sultanına ersin
Bahtı açık, ömrü uzun olsun


Çü mu‘ammer edüp ol Sultân’ı
Ola ebedî ma‘mûr bu ma‘bed

Allah, o sultanın ömrünü uzun,
Bu mabedi de Kıyamet’e kadar mamur eylesin


Her du‘â edene bu pencerede
Rûh-i pâkinden ere fazl u meded

Bu pencere önünde kim dua ederse
Ona Hazret-i Ebî-Eyyûb’un temiz ruhundan feyzler ve imdadlar erişsin


Çün oldu mâmer bu zîbâ revzen
Oldu eshâb-ı recâya mesned

Bu mermer dua penceresi pek hoş oldu
Dua edenler için hoş bir mekan oldu


Feyz-i Hakk ile Muhammed ana
Dedi bu beyt ile târîh aded:

Hak teala’dan gelen bir feyz ve ilham ile Şair Muhammed
Bu pencerenin açılması tarihini şu beytle söyledi:


“Açdı bu revzeni Sultân Ahmed
Bâb-ı ikbâli küşâd ola ebed”

“Sultan Ahmed Han bu pencereyi açtı
Onun da ikbal kapısı daima açılsın”


1021 [1612/13]






Müşerref eyledi bu meşhed-i pür-feyz ü envârı

Resûlullâh’ı mihmân edinen yâr-ı vefâdârî

Bu feyizler ve nurlarla dolu türbeyi
Resulullah’ı misafir eden bir vefalı dost şereflendirmektedir


Türâb-i merkad-i pâki mücellâ eyler ebsârı
Mücâhidün fî-sebîlillâh Ebî-Eyyûb-i Ensârî

Temiz kabrinin toprağı gözlere sürme diye çekilse lâyıktır
O ki, Allah yolunda bir mücâhid olan Ebû Eyyûb el-Ensârî’dir