Bu yapının konumu
Şeh Selîm’e vezîr-i a‘zam olan
Ya’nî hem-nâm-ı mefhar-i dü-cihân
—
Sultan [II.] Selim’e sadrazam olan zattır
Yani iki cihanın övüncüyle aynı adı taşıyandır
Eyleyüp hâtır-ı şerîfe hutûr
Âyet-i küllü men aleyhâ fân
—
Mübarek gönlüne şu ayetin hakikati geldi:
“Yeryüzünde bulunan herkes fanidir”
Kıldı bünyâd o hazret-i paşa
Bir makâm-ı şerîf-i âlîşân
—
O paşa hazretleri böyle yüce bir makam inşa etti
Şeref ve ihtişam sahibi bir eser meydana getirdi
Merkad-i pâki oldu evlâdın
Hûr u gılmâna ravza-ı rıdvân
—
Burası kendisi ve nesli için bir türbe olarak yapıldı
Hûriler ve gılmanlarla beraber Rıdvân cennetine dönüştü
Dedi bu dâr-ı Cennet-âsâya
İki târîh eden Nihâdî hemân:
—
Nihâdî bu cennet gibi mekân için
İki mısraı da tarihini veren bir beyt söyledi
“Bes makâm-ı latîf cây-ı şerîf”
“Türbe-i pâk-i dâr-i ehl-i cinân”
—
“Ne hoş ve latif bir makam, ne mübarek bir mekândır”
“Cennet ehlinin tertemiz yurdu olan mübarek türbedir”
972 [1564/65]